1958 yılında, Danimarka’da yer alan Statens Serum Institut’te, çocuk felci aşısı üzerine önemli bir çalışma yürütülüyordu. Bu çalışmalar sırasında, yaygın olarak kullanılan denekler, uzun kuyruklu makak maymunlarıydı. Ve 29 Nisan 1958 günü Singapur’dan yeni bir grup maymun daha araştırmalar için enstitüye ulaştı. Ancak, o tarihten 1 ay sonra (30 Haziran 1958) bilim insanları bir şeylerin ters gittiğini fark ettiler. Maymunların derilerinde küçük, irin dolu kabarcıklar oluşmaya başladı. Lenf bezleri şişen bu canlılar, hızla hastalanıyordu. Araştırmalar ilerledikçe, bu salgının çiçek virüsüne benzeyen, ama farklı bir viral enfeksiyon olduğu ortaya çıktı. Ve böylece, son zamanlarda hepimizin adını duyduğu bu hastalık, tarihte ilk kez adını aldı (Maymun Ciçeği Virüsü).
1960 ve 68 yılları arasında, Amerika Birleşik Devletleri ve Hollanda’daki esaret altındaki maymun kolonilerinde birkaç yeni maymun çiçeği salgını daha rapor edildi. Bu salgınlar sırasında, birçok hayvan hayatını kaybetti. Ancak ilginç bir şekilde, hiçbir insanda bu hastalık tespit edilemedi. O dönemde bilim adamları, bizlerin maymun çiçeği virüsüne karşı dirençli olabileceğini düşünüyordu.
Ama 1 Eylül 1970’te, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde, Basankusu’daki bir hastaneye getirilen 9 aylık erkek bir bebekte, derisindeki lezyonlardan alınan örneklerde maymun çiçeği virüsü tespit edildi. Bebek, maymun çiçeği virüsünü yenmeyi başardı; ancak taburcu edilmeden önce kızamık hastalığına yakalandı ve ne yazık ki hayatını kaybetti. İşte insanlarda tespit edilen ilk maymun çiçeği vakası da bu.
Şimdi gelelim maymun çiçeği ile ilgili bilmemiz gereken 9 bilgiye:
1 – Maymun Çiçeği virüsü
Daha çok Orta ve Batı Afrika’da rastlanılan, zoonotik yani hayvanlardan insanlara bulaşan bir hastalıktır (DSÖ).
2 – Maymun Çiçeği Adının Kökeni:
Şimdi adından yola çıkarak, bu virüsün maymunlardan geldiğini düşünmeyin. Keşfedildiği deneylerde ilk olarak maymunlar yer aldığı için monkeypox adını alıyor. Esas kaynağı bilinmese de Afrika sincaplarının ve Gambiya keseli sıçanlarının, virüsün birincil kaynakları olduğu inanılıyor.
Ve 2022 yılında Dünya Sağlık Örgütü, isminden oluşabilecek yanıltıcılığı ve ayrımcılığı kaldırmak için virüsün adını Mpox olarak değiştirdi (DSÖ).
3 – Afrika Dışındaki İlk Vaka
2003 yılında, Afrika dışında ilk vaka Amerika Birleşik Devletleri’nde meydana geldi. Gana’dan Teksas’a Gambiya keseli sıçanlarının ithal edilmesiyle, kemirgenler virüsü aynı hayvan tesisinde yer alan çayır köpeklerine bulaştırdı. Çayır köpekleri daha sonra çoğunlukla genç yetişkinler ve çocuklar olmak üzere insanlara aktardı (İlgili Bağlantılar: 1 ve 2)
4 – Nasıl Bulaşır?
Peki bu virüs nasıl bulaşıyor? Öncelikle virüs kişiden kişiye, hayvandan kişiye, insandan hayvana ve hayvandan hayvana yayılabilir.
Özellikle;
- Enfekte olan bireylerle (dokunma, öpüşme, cinsel ilişki) ve hayvanlarla temas (salyaları, tırmalaması, ısırması veya o hayvanın etinin yenmesi)
- Enfekte olmuş bireylerin temas ettiği yüzeylere ve eşyalara temas etmek başlıca bulaşma sebepleri (DSÖ).
Şimdi maymun çiçeği virüsünün bulaşma şekli yakın temas gerektirdiği için, COVID-19’dan çok daha az bulaşıcı. Örneğin, Our World in Data’nın verilerine göre; Mpox virüsü dünya çapında 100 bin vakaya 2 yıl sonra ulaşırken, COVID-19 ise ilk 2 yılında 400 milyondan fazla insana ulaştı.
Bunu anlamak için Taksim ile Silivri arasındaki 75-80 KM’lik mesafe Mpox virüsünü temsil etse, dünyanın çevresini 8 kez dolaşmak COVID-19’u temsil edebilir. Aradaki fark o derece fazla.
5 – Belirtileri Neler?
Şimdi belirtilerine gelecek olursak, bu hastalığın diğer hastalıklarda da olduğu gibi bir takım belirtileri var (DSÖ) :
- Ateş
- Deri döküntüsü
- Lenf düğümlerinde şişme (Lenfadenopati)
- Yoğun halsizlik
- Kas ağrısı
- Sırt ağrısı
- Baş ağrısı
Ancak gözle görülür en temel ayırt edici belirtisi ise vücutta birkaç ile birkaç bin arasında oluşan lezyonlar (Şekil 3).
6 – Acil Durumlar Ne Zaman İlan Edildi?
Ve 23 Temmuz 2022 yılında ilk defa acil durum ilan edildi ve 10 ay sonra, Mayıs 2023’te salgın kontrol altına alındığı için kaldırıldı. Ancak geçtiğimiz haftalarda daha ölümcül bir varyant (Clade 1b) çıkması sebebiyle, tekrar bir acil durum daha ilan edildi.
7 – Tedavisi Nasıl?
Peki tedavisi var mı? Maymun çiçeği hastalığına karşı etkisi tam olarak kanıtlanmış bir tedavi YOK. Semptomlar genellikle 2-4 hafta arasında sürüyor ve kendiliğinden veya destekleyici bakımla (ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler gibi) süreç içerisinde geçiyor (DSÖ).
8 – Aşı Var mı?
Peki aşı var mı? O da YOK. Lakin çiçek hastalığına karşı üretilen (MVA-BN, LC16 ve OrthopoxVac) aşılar, maymun çiçeği virüsüne karşı büyük oranda koruma sağlıyor (DSÖ). BUNU KONTROL ET
Örneğin, 1980’lerde Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde çiçek hastalığına karşı aşılanmış hastalardaki komplikasyonlar, aşılanmamış hastalara göre daha az yaygındı (Bağlantı).
Örneğin başka bir çalışmaya göre; 1980’de çiçek aşısının durdurulmasıyla sürü bağışıklığımız azaldı ve bu durum, maymun çiçeğinin yayılmasını kolaylaştıran faktörlerden biri oldu (Bağlantı).
9 – Maymun Çiçeği Öldürür mü?
Şimdi gelelim esas soruya. Evet, ölümcül olabilir ama bu oldukça nadir bir durum. Genellikle kendi kendine iyileşen bir hastalık. Ama ölüm oranı düşük olsa da, haliyle her hastalıkta olduğu gibi bazı komplikasyonlar bireyden bireye göre değişebiliyor.
Örneğin, Our World in Data’nın verilerine göre; Mayıs 2022’den beri 100 binden fazla kişi enfekte olmuş ve 300’den az kişi yaşamını yitirmiş.
Şimdi bu verilere bakarak şunu görebiliyoruz ki, bu durum aslında çok fazla endişe edebileceğimiz bir durum değil. Ama biz yine de tedbiri elden bırakmayalım derseniz, asgari düzeyde hijyen kurallarına dikkat etmeniz ve gelişmeleri yakından takip etmeniz size yardımcı olacaktır.

